 |
DOĞU EXPRESS GAZETESİNDE YER ALAN RÖPORTAJ
Çocukluk arkadaşı doğma büyüme Erzurumlu üç genç, henüz lisede okurken ellerine aldıkları gitarlarla rock müzik yapmaya başlamışlar. Gruplarının isminide yaşadıkları yer olan Türkiye’nin en yüksek rakımlı kenti Erzurum’”dan esinenerek almışlar...
Röportaj:Orhan BOZKURT
Tuğrul Topçuoğlu, Tuncay Aras ve Hakan Arslan… Üç çocukluk arkadaşı. Erzurum’da doğmuş, Erzurum’da büyümüş üç genç... İlkokuldan üniversiteye kadar eğitimlerini de bu kentte tamamlamışlar. Hakan şu anda Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi, Tuncay Müzik Öğretmenliği yapıyor. Tuğrul ise Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü son sınıf öğrencisi…
Henüz lisede okurken ellerine aldıkları gitarlarla müzik yapmaya başlamışlar. Rock Müziği ancak televizyonlardan, plaklardan tanıyorlar. Ama bu yolda yılmadan ilerledikçe hayli mesafe almışlar. 1999 ylnda amatör ruhla oluşturdukları bu dost gurubuna 2001 ylndada Yüksek Rockm ismini vermişler. Böylece Erzurum’da ciddi bir kitleye ulaşmışlar.
Erzurum’da ilk Rock Café onlarla açılmış. Her geçen gün sosyal hayatta farklı renkler ve seslerle tanışan Erzurum’un bu ilk Rock Grubu’nun Vokalisti Tuğrul Topçuoğlu ile bu kentte kalıpların dışına çıkarak müzik yapmanın zorluklarını ve güzelliklerini konuştuk. Doğal olarak ilk sorumuzda isimleri oldu.
Neden Yüksek Rockm?
Erzurum’da olmamız, bu ismi almamızda en önemli etkendir. Erzurum Anadolu’nun zirvesi, Türkiye’nin en yüksek rakımlı kenti. Bizde bu kentte sıradışı bir müzik yapıyoruz. O zaman grubumuzun adıda biraz farklı olmalıydı. Müziğin evrensel ruhuna uygun olarak grubumuzun ismi ‘Yüksek Rockm olsun’ dedik. Erzurumla adeta özdeşleştik. Buda bizi mutlu ediyor.
Erzurum’da Rock müzik yapmak zor iş değil mi?
Tabii ki çok zor. Ancak biz zamanla bir çok zorluğu aştık. Bu kentte önemli bir gençlik potansiyeli var. Atatürk Üniversitesi’nde 40 bin öğrenci eğitim görüyor. Binlerce rock müzik hayranı olan insan var. Biz ilk başladığımızda herhangi bir kaygımız yoktu ki. Tamamen içimizden gelen bir işi yapıyoruk. Amatör bir ruhla kendi kendimize çalıp söylüyorduk. Ne seyirci kaygımız vardı, ne para kazanmak, ne şöhret olmak. Bir gün Hakan, ‘ya benim tanıdığım bir cafe var oraya gitsek o cihazlara gitarlarımızı bağlasak. Kendimizi bir test etsek’ diye teklif edince kalktık gittik.
Her şey tesadüfler ve doğal akışıyla mı ilerledi?
Biraz öyle oldu. O kafeye gittik. Amacımız kendimizi denemek. Daha sabah, cafede kimseler yok. Orkestramızı kurduk başladık çalmaya. Cafenin sahibi geldi. Bizi beğenmiş. ‘Arkadaşlar bugün bizim müzisyenler gelmeyecekmiş. Bu akşam siz çalar mısınız?’ dedi. Kabul ettik. O akşam ilk heyecanımızı yaşadık, gözümüz hiç bir şeyi görmüyor tüm aksaklıklara rağmen çok beğenildik. Öylece belirli günlerde orada çalmaya başladık.
Sevdiğinizi müzik sayesinde para kazanmaya başladınız yani?
Henüz lise öğrencisiyiz. Para kazanmak derdinde değiliz. Sevdiğimiz bir işi yapmanın keyfini çıkarıyoruz. Bu cafede bir süre çaldıktan sonra artık sadece Rock müzik yapılan başka bir cafeye gittik. Burada çok iyi bir potansiyel yakaladık. Her akşam cafe tıklım tıklım doluyor. Artık kentte tanınmaya başladık. Yüksek Rockm, olarak üniversite bahar şenlikeri’nde 10 bin kişiye konser verdik. Bunun üzerine adımıza cafe açıldı. Haftanın 7 günü sahneye çıkmaya başladık. Trabzon, Yozgat, Fethiye, Rize’ye konserlere gittik.
Bu konserleri kimler, nasıl düzenliyor?
Öyle özel menejerlerimiz filan yok. halen amatör bir grubuz. Daha çok eş dost aracılığı ile ayarlanıyor. Adam burada okuyor, bizi tanıyor. Çaldığımız mekanlarda dinlemiş beğenmiş. Memleketine gittiğindede oraya gelmemizi istiyor. Ya da grubumuzunu internet sayfası var. Oraya girerek bir şekilde bize ulaşıyorlar.
Bir çok müzik yarışması var hiç katılmadınız mı?
2003 yılında ‘Fanta Genç Yetenekler Beste Yarışması’nda Doğu Anadolu Bölge birincisi olduk. Bu yarışma aracılığı ile İstanbul’da canlı performans sunduk. Erzurum çok uzak. Her yarışmaya katılamıyoruz. Burada stüdyo yok, kayıt bile yapamıyoruz. Ne yaparsak kendi imkanlarımızla yapmak zorundayız..
Yüksek Rockm olarak hep kendi bestelerinizi mi seslendiriyorsunuz?
Şimdiye kadar bilinen ve hit olmuş parçaları çalıp söylüyorduk. Şimdi daha çok üretime yöneldik. Kendi saundumuzda kendimiz besteler yapıyoruz. Bizim şu anda 6 bestemiz var. Bunun yanı sıra yeni düzenlemeler, yorumlar yapıyoruz. Örneğin Erkin Koray’ın ‘Deli Kadın’ parçasını biz farklı bir düzenleme ve farklı bir yorumla çalıyoruz. Yine Türk Halk Müziği’nin önemli parçalarından birisi olan Nesimi’nin ‘Haydar Haydarı’ını rock tarzında yeniden düzenledik.
Bu anlamda size özgü yeni projeleriniz var mı?
Bir Erzurum türküsü olan ‘Dün gece yar hanesinde’ parçası üzerinde çalışıyoruz. Bu türkünün acayip bir protest havası var. Bunu rock tarzında yeniden düzenlemek istiyoruz. Biz daha 6 yıllık bir grubuz ve yolun başında sayılırız. Ancak bu süre içerisinde Erzurum’da hayal edemeyeceğimiz bir aşama katettik. Bundan 4-5 yıl önce kimse bu kentte 2-3 Rock Cafe açılacağını, bir o kadar rock gurubunun olacağın tahmin edemezdi. Ama biz öncü olduk. bu anlamda bu kent adına bir şey yapabilmişsek ne mutlu bize.
‘Erzurum’da rock müzik mi olurmuş. Hadi işinize..’ gibisinden tepkiler almadınız mı?
İlk zamanlar çok alıyorduk. Gitarla sırtımızda caddede yürürken bile insanlar farklı bakardı. Ne biliyim, sakallı küpeli gençler dışarda bereleri ile filan kendilerini gizler, cafeye geldiklerinde açarlardı. Şimdi öyle değil. Erzurum hızla değişiyor ve gelişiyor. Ancak henüz olması gereken yerde değil. Para kazanamıyoruz ki.. Biz profesyönel anlamda enstrümanlarımızı bile daha yeni alabildik. Bizde bir albüm yapmak, bu işten para kazanmak isteriz ancak, Erzurum’da her şeye uzağız. En basitinden gitarımız arızalansa yaptıramayız. Burada gitar yapacak kimse yok.
Erzurum’un en çok tanınan ve dinlenen müzik grubu olarak yaşadığınız bir çok ilginç anınız vardır...
Olmaz mı? Bizim iki yıl önce çok iyi bir dinleyici kitlemiz oluşmuştu. Bunun üzerine peş peşe cafeler açılmaya başladı. Açılan bu yeni kafeler doğal olarak bizim grubumuzu sahneye çıkartmak istiyor ve bizi paylaşamıyorlardı. Bir ara tehditler almaya başladık. Bazı cafe sahipleri birbirine girdi. Silahla tehdit edildik. ‘Bizim kafemizde çıkacaksınz. Burda başka bir yerde söyleyemezsiniz...’ gibi. Düşünsenize, müzik zevkle yapılan bir iştir, ancak bizden zorla yapmamızı istiyolar. Günlerce evden çıkamadık. Sonuçta bizde Erzurumluyuz ve bu kentte bizimde çevremiz var. Çok kötü şeyler olmadan sorunlar çözüldü.
Yüksek Rockm, rock müziğinin doğası gereğince yüksek sesli müzik yapıyor. Bu anlamda sorunu nasıl aşıyorsunuz, komşular başınıza üşüşmüyor mu?
O başka bir sıkıntı. Özel bir stüdyomuz yok. Evlerimizde ise çalışamayız. Ancak sahneye çıktığımız cafelerde prova yapabiliyoruz. Sabah erken kalkıp kimsenin olmadığı zamanlarda prova alıyoruz. bu kısıtlı imkanlar çerçevesinde sevdiğimiz bir işi yapmaya çalışıyoruz.
Erzurum hızla kabuğunu kırıyor 2011 yeni bir umut, bu anlamda siz genç müzisyenler neler düşünoyor?
Erzurum’un tanıtımı anlamında 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları çok ciddi bir şans. Bu organizasyona sadece bir spor olayı olarak bakılmamalı. Bu bir külür ve sanat etknilği aynı zamanda. O insanlar buraya geldiklerindesadece yarışmalara katılmayacak aynı zamanda eğlenecek gezeceklerde... Buna rağmen Erzurum’un sosyolojik yaşamı çok farklı. 2011 Kış Oyunlarına hazırlanan şehirde bir kültür merkezi yok. Bir özel konser salonu yok.
Bundan sonraki hedefleriniz, hayalleriniz neler?
Bizimde tüm gruplar gibi tabii ki en önemli hedefimiz, bir çıkış yakalamak. Bunun içinde yoğun şekilde çalışmalarımızı devam ediyoruz. Yeni besteler, düzenlemeler yapıyoruz. Ancak şunu belirtmek lazım ki müzük gibi bir sanatla uğraşıyorsanız Erzurum’da yaşamak büyük dezavantaj. Burada her şeye çok uzaksınız. Bu kentte halen yeterli anlamda sanatsal ve kültürel etkinlik yok. Erzurum da genç erkekler kahvede oturuyor. Kızlar, akşam karanlık çöktümü evlerine gitmek mecburuyietinde. Yani o çok tartışılan mahalle baskısının bu kentin üzerinde çok daha fazlası var. 40 bin öğrencinin olduğu bu kentte halen bir Rock Bar yok... Bütün mekanlar birbirinin takliti gibi. Çay içerek rock müzik dinlenir mi? Erzurum insanını hala biz rock müzikciler yanımıza alamadık.her şeye rağmen,
Her şey çok güzel olacak...
[Haberin Eklenme Tarihi:
30.04.2008]
Haberlerin
Tamamı >>
|
 |